GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MASALIN DERLEME VE İCRA SÜRECİNE KISA BİR BAKIŞ

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MASALIN DERLEME VE İCRA SÜRECİNE KISA BİR BAKIŞ

Tarihi süreç içerisinde, kültürel unsurların nesilden nesile aktarım şekillerinden biri sözlü gelenektir. Masallar da sözlü gelenek içerisinde yer alan kültürel unsurlar arasında bulunmaktadır. Sözlü olarak aktarılan masallar, nesirle söylenmiş dinlik ve büyülük inanışlardan ve törelerden bağımsız, tamamıyla hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarında inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı olarak tanımlanmıştır (Boratav, 1969: 80). Dinlerken kendimizi içinde bulduğumuz kısa bir anlatı türü olarak adlandırılan masalın belki de en önemli vasıflarından biri her insanın anlatılandan ders çıkarmasıdır.

Sadece anlatılandan ders çıkarmak değil, eğlendirirken düşündürmek, hoşça vakit geçirmek gibi birçok işlevi bulunan ve heyecanla, sabırla dinlenilen masallar daima mutlu sonla bitmektedir. Hayal dünyasına yapılan kısa yolculukta eşlik ettiğimiz ve farklı toplumlarda benzerleriyle karşılaşabildiğimiz masallar, bazen içerisindeki bir motiften bazen de bir inanıştan bizlere o yöreyle ilgili bilgi verir, kültürel değerlerin anlaşılmasına yardımcı olur.

Masallarla ilgili hem dünyada hem de ülkemizde çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Avrupa’da halkbilim çalışmalarının yaygın olarak kabul edilen başlangıç tarihi masallarla ilişiktir. Grimm kardeşler tarafından 1812’de Almanya’da derlenerek ‘Çocuklara ve Ev Halkına Masallar’ adı ile yayınlanan masallar, dünyadaki masal araştırmalarının başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Halkbiliminin 19.yy’da bir disiplin olarak Avrupa’da ortaya çıkmasından yüz yıl sonra ülkemizde de çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmaların öncülerinden biri de Ziya Gökalp’tır. Ziya Gökalp, “Küçük Mecmua” adıyla çıkardığı dergide “Masallar Nasıl Toplanmalı?” başlığıyla bir makale yazar. Daha sonra, bu dergide yayınladığı masalları “Altın Işık” adlı eserinde bir araya getirmiştir.

Pertev Naili Boratav’ın bu alana katkısı büyüktür, doktora çalışmasının masallar üzerine olması ayrıca önem taşımaktadır. 1953’te Boratav’ın Wolfram Eberhard’la birlikte hazırladığı ve içerisinde 2500 Türk masalının bulunduğu “Türk Masal Tipleri Kataloğu” oldukça önemlidir. Boratav’ın sonrasında “Zaman Zaman İçinde” ve “Az Gittik Uz Gittik” adlı masal çalışmaları yayınlanmıştır.

Masallarla ilgili ülkemizde isimlerini burada sayamayacağımız kadar çok olan değerli hocamızın akademik çalışması bulunmaktadır. Bu çalışmaların yanı sıra masalların unutulmaması ve canlı tutulması amacıyla projeler de devam etmektedir.

 Ülkemizdeki kültürel miraslardan biri olan masalların korunması, gelecek kuşaklara aktarılması için Atatürk Kültür Merkezi sorumluluğunda 2019 yılında başlatılan ve üç yıl sürdürülecek olan Türk Masal Külliyatı Projesi (TÜMAK-I) gerçekleştirilmektedir. Benim de Rize İl Temsilcisi olarak görev aldığım bu projeyle Türkiye sahasındaki sözlü ve yazılı masallar, derleme ve literatür taramasıyla tespit edilerek internet sayfasındaki sisteme yüklenmektedir.

Nesilden nesile sözle aktarılan bu masallar, masal anaları başta olmak üzere birçok kaynak kişiden derlenerek araştırmacıların çalışmalarına konu olmuştur. Sahadan derlenen masalların icra ortamları; anlatıcılar, dinleyiciler ve masal anlatısı bağlamında değerlendirilmektedir.

Bu bağlamdaki masal anlatıcılığı, tarih boyunca kutsal kabul edilmiş, masalı anlatanlar kadar dinleyenler de kendilerini bu büyülü dünya içerisinde bulmuştur. Günümüzde, anlatıcılık geleneği devam etse de genel görüş masal belleğinin yitirilmek üzere olduğudur. Masal anlatıcılığını canlı tutabilmek için ülkemizde çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

Dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizin de etkilendiği covid-19 pandemi sürecinde sanal ortamda, masal anlatıcılığı üzerine eğitimler verilmektedir. Bu süreçte masallarla ilgili farklı platformlarda akademik çalışmalar da yürütülmüştür. Bunlardan biri de 2020 yılında gerçekleştirilen “Salgın Döneminde Geleceğe Somut Olmayan Kültürel Miras Penceresinden Bakmak” adlı yaz okuludur.  Bu programa, ülkenin dört bir yanından değerli akademisyenler katılmış yaz okulunda adeta bir bilgi şöleni yaşanmıştır. Sanal ortamda gerçekleştirilen, “Masal Sanal İçinde” adlı Sanal Köy Odası’na katılan masal anlatıcıları, seçtikleri farklı masallarla icralarını tamamlamışlardır.

Masalın korunması ve unutulmaması için uygulanan bu çalışmalar, genç kuşağın da ilgisini çekmekte, masal icrasında onlar da kendilerine yer bulmaktadırlar. Bu durum, masalların günümüzde de icrasının devam etmesi açısından oldukça sevindiricidir.

YORUMLAR

  • Henüz yorum yazılmadı