BALKANLAR’IN İSTANBUL’U İŞKODRA

BALKANLAR’IN İSTANBUL’U İŞKODRA

Merhaba, ben Arta Shahini. Yükseköğrenimimi Türkiye’ de Ondokuz Mayıs Universitesi coğrafya bölümünde tamamladım. Memleketimde İşkodra’da coğrafya öğretmeni olarak çalışmaktayım. Türkiye’de güzel bir tecrübe yaşadıktan sonra sizlere memleketimi tanıtmak ve tabi ki sizi misafir olarak kabul etmek isterim.
Balkanların en eski şehirlerinden ve Arnavut kültürünün beşiği olarak da bilinen İşkodra (Arnavutça Shkodra), Kir, Drin ve Boyana nehirlerinin birbiriyle kavuşma sahasında kurulmuştur. Denizi, gölü, nehirleri, verimli ovaları ve onu çevreleyen tepeleriyle şanslı diyebileceğimiz kadar güzel bir coğrafi konuma sahiptir İşkodra…

Zengin bir tarihe de sahip olan İşkodra, Osmanlı yönetiminin (1393-1396, 1479-1912) ilk dönemlerinde önemli bir sancak merkezi ve kale şehriydi. Daha sonra Balkanlar’ın batısında nüfusu 40.000’e kadar ulaşan bir ticaret merkezi olarak gelişti. Şehirdeki İslâmî hayat da kırktan fazla cami, medrese ve dergâhıyla aynı paralelde canlandı. İşkodra’ya tepeden bakan Rozafa Kalesi İllirler, Roma, Venedik ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşımaktadır. Kalenin bulunduğu tepenin hemen gerisinde de özellikle I. Balkan Savaşı sırasında uzun Scutari kuşatması ile meşhur olan Taraboş dağı uzanmaktadır…

Şehrin etrafından dolaşmak, İşkodra’da yapılacak en güzel şeylerden biri ve şehri tanımanın en iyi yoludur. Yayalar için ayrılmış olan Kole Idromeno Caddesi şehrin en işlek caddesi. Cadde üzerinde çok çeşitli kafelere, restorantlara ve barlara rastlayabilirsiniz. Yaz akşamları burası dolup taşar, insanlar yemeklerini yer ve keyifli vakit geçirirler…

Şehir merkezinin güneybatısında bulunan İşkodra Gölü, Balkanların en büyük gölü olma özelliğine sahip. Yüzeyi mevsime göre 370 ile 530 km2 arasında değişen bu göl aynı zamanda Arnavutluk ve Karadağ arasındaki sınırı da oluşturuyor. 

1996 yılından beri Ramsar Sözleşmesi ile korunan alanlara dahil edilen gölün tamamı, uluslararası sulak alanlar listesinde de yer alıyor. Bünyesinde pek çok balık ve yosun türü de barındıran İşkodra Gölü aynı zamanda Avrupa’nın en büyük kuş barınaklarından birine ev sahipliği yapıyor. 

Şehir merkezinden İşkodra Gölü’ne ulaşmak oldukça kolay. Bisiklet kiralayabilir veya otobüslerle gelebilirsiniz. Dilerseniz eğlenceli bir kano keyfi yapabilir veya göl kenarında yürüyerek eşsiz göl manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Göle yakın bir de kamp alanı bulunuyor. Çok uygun fiyatlara burada çadır kurarak konaklayabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında İşkodra’ya gelirseniz mutlaka buraya vakit ayırın derim…

İşkodra da görülmeye değer en önemli noktalardan biride şehir merkezine 7 km uzaklıkta İşkodra Gölü kıyısında bulunan Shiroka Köyü… Göl boyunca uzanan bisiklet ve yürüyüş yolları ile eşsiz bir manzaraya sahip. Karadağ sınırına kadar göl kenarında başka bir köy olan Zogaj’a kadar göle bakan çeşitli restorantları ile akşam yemeği romantik bir hal alabilir… Laf yemekten açılmışken İşkodra’nın meşhur yemeği Krap tavasını tatmadan gitmeyin derim…

İşkodra doğal güzelliklerinin yanında pek çok tarihi eseri de bünyesinde barındırıyor. Efsane Rozafa Kalesi gerçekten muazzam bir lokasyonda ve harika bir İşkodra Gölü manzarası sunuyor. Kale üzerinde katedralden camiye çevrilmiş olan Fatih Sultan Mehmet Camii’ne ait kalıntılarda bulunmakta…
Şehir merkezinde Kole Idromeno Caddesi üzerinde tüm ihtişamı ile yer alan Ebubekir Camii ve Buşatlı Mehmet Paşa tarafından inşaa edilen Kurşunlu Camii, Osmanlı İmparatorluğunun en önemli miraslarından bazıları…

Masalsı tabiatıyla, eşsiz manzaralarıyla, zengin kültürüyle ve inanılmaz bir misafirperverliğe sahip insanlarıyla İşkodra’da evinizde gibi hissedeceksiniz…

YORUMLAR

  • Henüz yorum yazılmadı