ÖDEVİN YARARLARI

Ödevler, öğrenci gelişimini sağlamak amacıyla öğretmenler tarafından verilen öğrenme etkinlikleridir. Ödevin amacı öğrencileri yeni konulara hazırlamak, öğrenmeyi kolaylaştırmak, öğrenilenleri gözden geçirmek, aktif öğrenmeyi sağlamak, öğrencilerin dilsel, zihinsel, sosyal ve bedensel becerileri geliştirmeye katkı sağlamaktır. Bunlar ilkokul düzeyinde ev ödevi, daha sonraki yıllarda etkinlik, proje, araştırma ve performans ödevi biçiminde olmaktadır. Ödevin eğitim alanında uzun bir geçmişi vardır. Yazının bulunuşundan bu yana öğrencilere ödev verildiği bilinmektedir. Ancak tarihsel süreç içerisinde ödev konusunda farklı görüş ve uygulamaların olduğu görülmektedir. Bunlar eğitim dünyasını etkileyen yaklaşım, politika ve yöntemlere göre değişmektedir (Palardy,1995, Chouinard vd, 2006). 

Son yıllarda aktif öğrenmeyi sağlamak için verilen ödevlerin niteliği ve içeriği üzerinde önemle durulmaktadır. Ödevler derste öğrenilenleri ezberlemeye veya tekrar etmeye değil, günlük yaşama aktarmaya ve günlük yaşamda uygulamaya yönelik planlanmaktadır. Öğrenci yeni öğrendiği bilgi ve becerileri uygulayarak geliştirmelidir. Bu nedenle düşünme, anlama, sorgulama, araştırma ve sorun çözme içerikli ödevlere ağırlık verilmektedir. Bu tür ödevler öğrencilerin dilsel ve zihinsel becerilerini geliştirmekte, bilgilerin zihinde düzenlenmesine ve yapılandırılmasına yardım etmekte, öğrenmenin kalıcılığını artırmaktadır. Diğer taraftan ödevlerle okul başarısı arasında doğrusal ilişkiler kurulmaktadır. Araştırmalar ödevlerini düzenli yapan öğrencilerin diğerlerine göre okulda daha başarılı olduklarını göstermektedir (Canter et Hausner, 1995). 
Ödev, öğrencilerde sorumluluk duygusunu geliştirmenin önemli bir aracıdır. Ödev yaparken amaç belirleme, planlama, karar verme, mevcut kaynakları kullanma, bağımsız çalışma, kendine güvenme gibi beceriler geliştirilmektedir. Bunun yanında iletişim kurma, kaynaklardan faydalanma, bilgiye ulaşma ve kullanma becerilerini de geliştirmektedir. Bu süreçte ödevi özenle yapma ve zamanında teslim etme alışkanlığı ile başarma duygusunu tatma da önemli olmaktadır. 
Ödevler öğrenci, öğretmen ve aile arasında zorunlu bağ oluşturan bir araçtır. Aileye okuldaki çalışmaları tanıma, çocuğun öğrenmesini yakından izleme ve destekleme fırsatı vermektedir. Araştırmalar okul başarısında aile desteğinin belirleyici bir etken olduğunu göstermektedir. Aile ve okulun işbirliği yapması çocukların okul başarısını üst düzeyde artırmaktadır. Bu nedenle ödevlerle aile ve okul arasında bağ kurmaya ve işbirliğine dikkat edilmelidir. 


Ödevle İlgili Olumlu Görüşler
Öğrencilere ödev verme konusunda tarihsel süreç içerisinde bazen olumlu bazen de olumsuz değerlendirmeler yapılmıştır. Olumlu görüşler, ödevlerin öğrencilere çeşitli yararlarının olduğu üzerinde yoğunlaşmaktadır (Landry-Cuerrier, Migneault, 2009).Ödevler; 
1. Sınıfta öğrenilenlerin kalıcılığını artırmaktadır. Çoğu öğretmen, veli ve öğrenci ödevlerin sınıfta öğrenilenlerin kalıcılığını artırdığını, çeşitli becerileri geliştirmede etkili olduğunu belirtmektedir. Ayrıca araştırmalar ödevlerin öğrencilerin okul başarılarını olumlu etkilediğini göstermektedir.
2. Öğrencilerin sorumluluk almalarına katkı sağlamaktadır. Ödevler öğrencilerin öğrenme becerilerine, çeşitli çalışma yöntem ve teknikleri geliştirmesine yardım etmektedir. Sorumluluk alma, bir görevi bağımsız olarak yürütme ve zihinsel bağımsızlığa katkı sağlamakta, öğrenciyi iş dünyasına hazırlamaktadır.
3. Okul ve aile arasında bağ oluşturmaktadır. Velilerin çoğu evde ödev yapılmasını yararlı görmekte, çocuklarının okul çalışmalarına ve öğrenme sürecine katılmakta, eğitim uygulamalarını izlemektedir. Ayrıca öğrencilere okul dışında öğrenmeyi sürdürme fırsatları sunmakta ve yaşam boyu öğrenmeye katkı sağlamaktadır (Güneş,2014a).  

Ödevle İlgili Olumsuz Görüşler
Olumsuz görüşler ödevin öğrencilere yarar sağlamadığına yöneliktir. Bazı eğitimcilere göre ödevler bir dizi hoşnutsuzluğu beraberinde getirmektedir. Bunlar; 
1. Ödevler çatışma ve stres kaynağı olabilmektedir. Evde ödevlerin yapılması ve izlenmesi çocukla ailesi arasında hoş olmayan durumlara neden olmaktadır. Hafta sonu ve okul dışı zamanlarda dinlenme, eğlenme, sosyal etkinliklere katılma gibi eğlenceli işlere zaman ayırmak gerekirken ödev yapmak, evde bazı çatışmaları da beraberinde getirmektedir. 
2. Ödevler öğrencilerin hevesini kırmaktadır. Çoğu öğrenci olumsuz sonuçların getireceği korku ve endişe nedeniyle ödev yapmaktadır. Öğrenciler gereksiz tekrarları içeren ödevleri can sıkıcı bulmakta, düzey üstü verilen zor ödevleri ise yapmaktan kaçınmaktadır. Bu tür ödevler bazı öğrencileri cesaretsizliğe sürüklemekte, başarısızlık duygusu oluşturmakta ve bir yerlerden kopya etmeye yöneltmekte yada ödev yapmayı reddetmeyi getirmektedir. 
3.Ödevler öğrenciler arasında eşitsizliğe neden olmaktadır. Her ailenin koşulları farklıdır. Bazı ailelerde ödev yapmak için sosyal ve fiziksel koşullar daha iyi olmakta, bazı ailelerin eğitim düzeyi yüksek olmakta ve öğrenciye gerekli aile desteği verilmektedir. Bazı veliler öğrencilere ödev konusunda yardım etmeyi çok sevmekte bazıları ise hiç yardım etmemektedir (Güneş,2014a
Görüldüğü gibi ödevle ilgili olumlu görüşler öğrencinin çeşitli bilgi ve becerilerini geliştirmesi, sorumluluk alması ve yaşam boyu öğrenmesi açısından ödevleri gerekli görmektedir. Olumsuz görüşler ise ödevin yapılması sırasındaki çatışma, stres, ödevin öğrenci düzeyine uygun olmaması, aile koşulları nedeniyle öğrenciler arasında eşitsizlik oluşturması gibi noktalarda yoğunlaşmaktadır. Bu iddialar ödevden çok ödev ortamıyla ilgilidir. Ödevin öğrencilere yararlı olmadığını net olarak açıklayamamaktadır.


Ödevle İlgili Araştırmalar

 Ödev verme konusu ülkelere, okullara ve öğretmenlere göre değişmektedir. Bu durum ödevin öğrenci üzerinde etkisini belirleyici olmaktadır. Araştırmalar öğrencilere verilen ödevlerin niteliği ve türünün okula ve öğretmene, hatta aynı okuldaki öğretmenlere göre çeşitli olduğunu göstermektedir (Corno,2000). Bazı okullarda sistemli olarak ödev verilmekte, bunlar daha çok ev ödevi olmaktadır. Bazı okullarda ise ev ödevi yerine sınıf ödevine ağırlık verilmektedir (Güneş,2014a).

Fransa’da 1956 yılından bu yana öğretmenlerin sadece öğrenilecek konularda sınıfta ödev vermeleri, ev ödevi vermemeleri istenmektedir. Bu konu yasal metinlerde açıkça vurgulanmakta, öğrencilere ev ödevi verilmemesi konusu düzenli olarak hatırlatılmaktadır. Ancak yapılan son araştırmalar,  ilk ve ortaokul düzeyinde öğretmenlerin % 80 - % 90’ının yasal metinleri dikkate almadığı ve düzenli olarak ev ödev verdiklerini ortaya çıkarmıştır (Glasman,2004, Cellule Veille Scientifique et Technologique,2006).

Ödev verme konusunda yine son yıllarda 18 ülkede yürütülen bir araştırmada ilk ve ortaokul düzeyindeki öğrencilerin yarısının günde en az iki saat ödev yaptığını ortaya koymuştur. Bu araştırmaya göre Fransız öğrencilerin yarıdan fazlası,  Koreli öğrencilerin % 40’ı Kuzey Amerikalı öğrencilerin ise yaklaşık % 30’u evde günde en az iki saat ödev yapmaktadır. Bir başka araştırma ise ABD deki öğretmenlerin diğer ülkelerdeki öğretmenlere göre daha fazla ev ödevi verdiklerini ortaya koymaktadır (Cellule Veille Scientifique et Technologique, 2006).

Araştırmacılar öğrencilere verilen ödevlerin türlerini de incelemişlerdir. Farrow, Tymms ve Henderson (1999) yaptıkları araştırmada ilk ve ortaokul öğrencilerine verilen ödevlerin önemli bir bölümünün yani % 40’nın fen bilimleri,   % 39 ‘unun matematik ödevi olduğunu,  okuma ödevlerinin ise % 19 olduğunu buldular. Bu araştırmalarda bazı okulların velilerden çocuklarının ödevlerine yardım etmelerini, bazılarının ise ihtiyaç duyduklarında yardım etmelerini istediğini ortaya çıkarmıştır. (Corno, 2000). 

 

Ev ödevlerine kimlerin yardım ettiği de araştırılmıştır. Fransa Eğitim Bakanlığı tarafından 2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin ev ödevlerine en çok anneler yardım etmektedir. Annelerin çocukların ödevine yardımı ilk ve ortaokul düzeyinde % 95,  lise düzeyinde ise % 53 olmaktadır. Babaların yardımı ise ilk ve ortaokul düzeyinde %70 lise düzeyinde ise % 38 olmaktadır. Evdeki büyük erkek ve kız kardeşlerin de ödevlere yardım ettiği, bunun ilk ve ortaokul düzeyinde  % 12 lisede ise % 20 olduğu ortaya çıkmaktadır. 

Ödev yapma ile başarı arasındaki ilişkiler de araştırılmıştır. Glasman ödev konusunda 50 den fazla araştırmayı incelemiş,  ödev yapan öğrencilerin yapmayanlara göre okulda daha başarılı olduklarını saptamıştır. Bir başka incelemede ise evde ödeve daha fazla zaman ayıran öğrencilerin okulda çok başarılı olduklarını görülmüştür. Paschal ve arkadaşları ödevin okul başarısına olumlu etki yaptığını, bu etkinin ödevin öğretmen tarafından kontrol edildiği ve not verildiği zaman daha yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Cooper 1962 ve 1989 yılları arasında ödevlerin okul başarılarına etkisini incelemiştir. Araştırma sonunda ödev yapan öğrencilerin ödev yapmayanlara göre daha başarılı oldukları bulmuştur (Cooper, 1991). 

Öğrencilerin zihinsel becerilerinin gelişimiyle ödevlerin ilişkisi de araştırılmıştır. Bazı araştırmalara göre ödevler öğrencinin zihinsel becerilerini ve zihinsel kapasitesini artırmakta, kendini kontrol etmesini sağlamakta ve sorumluluk duygusunun gelişimine doğrudan katkı sağlamaktadır. (Cooper,1991). Son yıllarda PISA, PIRLS, TIMMS gibi araştırmalara batılı ülkelerden katılan çocukların başarılarının Kore ve Japon çocuklarından daha düşük olması ödev yapma ile açıklanmıştır (Trautwein et Köller, 2003).  

Öğretmenin Rolü         

Ödev verme konusunda en büyük rol öğretmene düşmektedir. Öğretmen ödev konusunda önce velileri bilgilendirmelidir. Öğretmen velilerle toplantı yapmalı, çocuklarının öğrenme ihtiyaçları konusunda onları bilgilendirmeli ve yapacağı çalışmaları açıklamalıdır.  Velinin çocuğa nasıl yardım edeceğini, nasıl kaynak bulacağını, ödevini nasıl izleyeceğini ve yönlendireceğini açıklamalıdır.

Ödevle ilgili araştırmalara göre ödevlerin uzunluğu ve sayısından çok niteliği önemli olmaktadır. Yani öğrencinin bu ödevi yapmak için çabası, çeşitli öğrenme tekniklerini kullanması, ödevi kontrol etme ve izleme durumu önemli olmaktadır. Bu nedenle ev ödevleri mutlaka öğretmenin kontrolünden geçmelidir. Öğretmenin kontrol etmediği ve öğrenciye dönüt vermediği ödevler öğrenciye yararlı olmamaktadır. Hatta onları baştan savmacılığa ve ödev yapmamaya sevk etmektedir. Öğretmen öğrencilerin ödevleri amaca uygun ve düzenli yapma durumlarını incelemelidir. Ödevi öğrencinin kendisinin yapıp yapmadığını, Türkçe dil kurallarına uyup uymadığını kontrol etmelidir. Öğretmen daha sonra ödevleri dağıtarak öğrencilerin yanlışlarını görmelerini ve ödevlerini incelemelerini sağlamalıdır. Ödevlere not verilmesi de yararlı olmaktadır. 

 Sonuç

Ödevler öğrencilerin çeşitli dilsel, zihinsel, sosyal, duygusal ve fiziksel becerileri geliştirmeleri, öğrenmeyi öğrenmeleri ve yaşam boyu sürdürmeleri için önemli etkinliklerdir. Tarihsel süreç içerisinde ödev bazı dönemlerde gereksiz görülerek yasaklanmış, bazı dönemlerde ise ön plana çıkmıştır. Ancak son yıllarda eğitim alanındaki bilimsel gelişmeler, yapılandırıcı eğitim yaklaşımı ve beceri ağırlıklı programlarda ödevin verilmesi gerekli görülmektedir. Bu çalışmalarda ödevlerin öğrencilerin çeşitli becerilerine, okul başarısına ve yaşam boyu öğrenmesine katkısı açıkça dile getirilmektedir. Ayrıca ödevin öğrencilerde sorumluluk geliştirmenin önemli bir aracı olduğu, aile içi iletişim ve etkileşim sürecini olumlu etkilediği, okul ile aile arasında köprü görevini üstlendiği vurgulanmaktadır.   Araştırmalar öğrencilere ödev verirken bazı kural ve ilkelere dikkat edilmesi gerektiğini, öğrenciler ödev yaparken ailelere düşen rolleri de hatırlatmaktadır. Sonuç olarak ödev konusunda öğrenci, öğretmen ve velilere önemli görevler düşmektedir. 

Kaynaklar
Chouinard,R.,Archambault,J., Rheault,A.(2006). Les Devoirs, Corvée İnutile ou Elément Essentiel de la Réussite Scolaire ?Revue des Sciences de l'Education, 32 (2),307-324.
Canter, L. et Hausner,L. (1995).Devoirs sans larmes, Guide à l’intention de parents pour motiver les enfants à faire leurs devoirs et à réussir à l’école, éditions de la Chenelière
Cellule Veille Scientifique et Technologique (2006). Le soutien scolaire entre éducation populaire et industrie de service,la lettre d’information n° 23,décembre 2006.
Cooper, H. (2001). Homework for All – In Moderation, Educational Leadership,58(7),34–39.
Corno, L. (2000). Looking at homework differently, The Elementary School Journal, 100, 529–548.
Glasman, D. (2004). le travail des eleves pour ecole en hors de l’Ecole, Rapport établi à la demande du Haut conseil de l’évaluation de l’école, Paris.
Güneş, F. (2014a).Eğitimde Ödev Tartışmaları, BÜ. Eğitim Fakültesi Dergisi,3 (2),1-25.
Güneş, F.(2014b). Sınıf Yönetimi Yaklaşım ve Modeller, Ankara: PegemA Yayınları.
Landry-Cuerrier,J. Migneault, M-L. (2009). L’école, la famille et les devoirs, Vie  pédagogique, Numéro 151, Québec.
MEB.(2004).İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu, Ank:MEB Basımevi.
OCDE (2005). La définition et la sélection des compétences clés, Résumé,Mep_int_French 
Ontario (2000).  Comment aider mon enfant à mieux réussir à l’école? Ministère de  l’Éducation de l’Ontario,  Canada.
Palardy, M.J. (1995). Another look at homework. Homework is one of the most haphazard teaching practices in American schools today. Principal, 74(5), 32-33.
Trautwein, K. (2003). The relationship between homework and achievement », Educational psychology review, n°15 (2) – juin 2003, p 115 – 145



Araştırmalar öğrencilere ödev verirken bazı kural ve ilkelere dikkat edilmesi gerektiğini, öğrenciler ödev yaparken ailelere düşen rolleri de hatırlatmaktadır. Sonuç olarak ödev konusunda öğrenci, öğretmen ve velilere önemli görevler düşmektedir. 
 


Etiketler:   

YORUMLAR

Ben robot değilim seçeneğini işaretleyin.

  • Henüz yorum yazılmadı